Kimyasal peeling, cildi canlandırmak amacıyla uygulanan kimyasal maddelerle cildin hasarlı üst kısmının "soyulması" işlemidir. Bu şekilde daha parlak, genç, temiz bir cilt görünümü kazanılır. Bu şekilde cilt adeta yeniden hayat kazanır. Kimyasal peeling amacıyla değişik kimyasal maddeler kullanılmaktadır.Glikolik, laktik ve meyve asitlerini içeren Alfa Hidroksi Asitler,TCA, Kojik asit bunlardan bazılarıdır.. AHA, meyvelerden Kullanılan maddeye göre yüzeyel, orta ve derin peeling yapılabilmektedir.
Kimyasal peeling nasıl etki eder?
Zamanla ciltteki kollajen ve elastin liflerde bozulma olur, bunun sonucunda ince çizgiler ve kırışıklıklar oluşur. Kimyasal peeling ile daha bol ve daha iyi organize olmuş yeni dokuların oluşması sağlanır. Cildin üzerindeki hasarlı kısım ayrılması ile daha sağlıklı rengi ve dokusu güzel bir cilt oluşur.
Peeling tedavisi hangi problemlerde kullanılır?
Akne (sivilce)tedavisi
Aknelerin iyileştikten sonra bıraktığı izlerin (skarlarının) tedavisi
Kırışıklıklar ve ince çizgilerin giderilmesi
Ciltteki açık porların kapanması
Eldeki yaşlılık lekeleri giderilmesi
Gebelik lekelerinin giderilmesi
Yaşlılık ve güneş lekelerinin tedavisi
Yaşlanma etkilerini geciktirmek için uygulanmaktadır
Peeling kimler için uygun değildir?
Gebelerde
Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyonu olanlarda
Peeling tedavisi nasıl yapılır?
İşlem öncesinde cilt temizlenir aşırı yağdan arındırılır. Daha sonra "Alfa Hidroksi Asitler (AHA)" uygulanır. Bir süre bekletildikten sonra kimyasal ciltten uzaklaştırılır. Seans aralarında kullanılacak kremlerle tedaviye devam edilir. Uygulama ortalama olarak 10 dakika sürer. AHA peeling 1-3 haftalık aralarla 6-8 seans yapılır. İşlem sırasında ve sonrasında geçici olarak hafif yanma hissedilebilir, ancak kişi normal aktivitesine devam edebilir.
Peeling sonrası nelere dikkat etmek gereklidir?
Peeling uygulamasını takiben güneşten korunma çok önemlidir. AHA peeling sonrası kişiler normal aktivitelerine devam ederler. Uygulamayı takiben birkaç saat makyaj yapılmaması, bazı özel kremler dışında ürün kullanılmaması ve güneşten korunulması önemlidir.
Cildin renk tonunu düzenleme, canlılığını arttırma, ince kırışıklıkları ortadan kaldırma, yaşlanma bulgularını azaltmak amaçlı uygulamalardır. Yapılan işlemlere genel olarak rejuvenasyon adı verilir. Ciltteki kırmızı, mor, kahverengi lekeleri ortadan kaldırır.bazal tabakayı uyararak epitelyum hücre tabakasının kalınlaşmasını, keratinizasyonu azaltarak kaba görüntünün düzelmesini sağlar.
MCL - 30 DERMABLATE Fraxiyonel Lazer
Dermisteki hücreleri uyararak, lif ve aramadde yapımını arttırır. Gözenekler kapanır. Sivilce ve yara izlerine bağlı çöküntülü izler ortadan kalkar. İnce kırışıklıklar düzelir. Cilt duru, parlak, nemli, sağlıklı ve canlı görünür. 1-4 seans genellikle istenen sonucu sağlar.
Rejuvenasyon akne tedavisinde de kullanılan bir yöntemdir. Kullanılan ışık propionibakterium acnes bakterisinin sayısını azaltarak akne oluşumunu engeller. Akne sonrası kalan kırmızı, mor, kahverengi izleri ortadan kaldırır. Cilt kanlanmasını düzenleyerek aknenin iyileşmesini hızlandırır.
Cilt Yaşlanması Yaşlanma ilerleyen zamanla meydana gelen komplike bir olaydır. Genetik (iç etkenlerle ve zamana paralel oluşan spontan yaşlanma) ve çevresel (dış etkenlerle özellikle uv ve sigaraya bağlı gelişen foto yaşlanma) faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Cildimizde yaşlanmaya bağlı olarak pigmentasyon (leke), cilt kuruluğu, ciltte incelme, deri altındaki kollajenin yıpranması ve elastik liflerin tahrip olmasına bağlı olarak cildin yumuşaklığının kaybı, telenjiektazi (kılcal damar), kırışıklıklar, mat – sağlıksız bir görünüm, yaşlanma sonucu azalan deri elastikiyeti (derideki sarkma) meydana gelir. Bu bulgular görünümünü etkilemek suretiyle kişinin ruh sağlığını ve yaşam kalitesini etkilemektedir.
Cildin yapısını ve görünümünü düzeltmek için pek çok yöntem kullanılmaktadır. Kremler, serumlar, maskeler, soyma ve enjeksiyonlu tedaviler ilk akla gelen yöntemlerdir. Ancak etkinliği ve kişinin cildinde sosyal hayatını etkileyecek bir ize neden olmaması sebebiyle son yıllarda lazer ile cilt yenileme yöntemi oldukça önem kazanmıştır.
Bugün cilt gençleştirme ya da rejuvenasyon diye de adlandırılan bu yöntem ile kullanılan lazer enerjisi sayesinde ciltteki yaşlılık belirtilerini azaltmak, orta ve ince kırışıkları gidermek, cildin tonunu düzelterek nem oranını artırmak, daha sağlıklı-canlı-iyi bir görünüme kavuşmak mümkün.
Nasıl Etki Eder? Cilt altı dokudaki kollajen üretimi ve yıkımı denge halinde seyrederken 25 yaşından sonra bu denge yıkım lehine bozulur. 40 yaşından sonra kollajen üretimi iyice azalır. Fotorejuvenasyon uygulaması ile deri altında hafif bir termal zedelenme oluşturur. Zedelenme sonrasında ciltte kollajen üretimi artar.
Dolayısıyla özellikle göz ve dudak çevresindeki (mimik kaslarının kasılmasına bağlık olmayan) yüzeysel ve ince kırışıklıklar lazerle giderilebilmektedir. Kırışıklıklar azalıp yok olur, cilt gerginleşir, gözenekleri sıkılaşır. Düzensiz leke ve damarları ortadan kalkar Ciltteki renk ve ton farkları azalır. Daha genç ve sağlıklı bir görünüme kavuşur ve tedavideki en önemli nokta tüm bunlar olurken kişinin sosyal hayatı hiç etkilenmez, kişi yaşamdan soyutlanmaz.
Cilt yenileme ayrıca, yüzdeki sivilce izleri, yaşlılık ve gebelik lekeleri, ince kırışıklıkların yanı sıra göğüs dekoltesindeki leke ve kırışıklıklar, eldeki kırışıklık ve lekelerde de uygulanabilmektedir.
Kaç Seans Gerekir? Genellikle 3–5 seans en iyi sonuçları verir. Cilt yenileme sonuçları tedaviden sonra 6 ay -1 yılda görülebilir.
Seans Araları Ne Kadar? 3-4 haftada bir tekrarlanır. Seanslar ortalama 15–20 dak sürer.
Tedavi Sonrası Nelere Dikkat Etmek Gerekir? Yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanması gerekir.
Yan Etkisi Var mıdır? Hafif bir kızarıklık dışında hiç bir yan etkisi bulunmaz. Çok nadiren yüzeysel kabuklanma görülebilir, ancak iz bırakmadan iyileşir.